|
CAMİ
İKLİMİ- RAMAZAN AYDINLIĞI
Değerli
Müminler!
Yarından
itibaren, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”na gireceğiz. Hafta boyunca
camilerimizin anlam ve önemini hep birlikte yeniden hatırlayacak; varsa
ihmal ve eksikliklerimizi gidermeye, iyi ve güzel davranışlarımızı da
artırmaya çalışacağız…
Muhterem
Kardeşlerim!
Kalplerimize
nûr, gönüllerimize huzur ve mutluluk bahşeden yüce dinimiz İslâm; müminler
arasında sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışma bilincinin gelişmesi için
evrensel prensipler getirmiş, bu konuda çeşitli müesseselerin oluşturulmasını
öngörmüştür. Bu müesseselerin başında da camiler gelmektedir. Yüce Rabbimiz
hutbemin başında okuduğum Tevbe sûresinin 18. âyetinde; “Allah’ın
mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan,
zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte
onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur” buyurarak ihtiyaç
olması halinde; müminleri cami ve mescitler inşa etmeye ve onarmaya teşvik
etmişlerdir. Sevgili Peygamberimiz (a.s.) da, “Mescidler Allah'a
en sevimli olan mekanlardır”(1) hadis-i şerifleriyle
cami ve mescitlerin önemine dikkatlerimizi çekmişlerdir.
Camiler;
günde beş kez okunan ezanlarla ilahi çağrının yapıldığı yerlerdir. İnsanlar
bu çağrıyla tevhide, namaza, kurtuluşa, huzura ve manen dirilişe davet
edilirler.(2) Şüphesiz insanları manen diri tutacak,
gönüllerine huzur ve mutluluk bahşedecek yegane reçete, Allah ve Resûlünün
hayat yüklü mesajlarında mevcuttur. Günde beş defa ezan sesine kulak vererek
camilere koşup kulluk görevlerini yerine getiren mü’minler; her namaza
duruşlarında Allah’ın huzurunda bulunmanın manevî zevkine ererler.
Değerli
Müminler!
Kürsülerinden
yapılan vaazlar ve minberlerinden okunan hutbelerle camiler; edep, terbiye,
sevgi, saygı, hak ve hukuk anlayışının kazandırıldığı ilim ve irfan ocaklarıdır.
Camilerden aldığımız hikmet ve bilgilerle, kulaklarımıza ve gönüllerimize
fısıldanan ilahi mesajlarla hırs, kin, haset, gıybet, iftira gibi her
türlü kötü duygu ve düşüncelerden arınmayı; israf, haksızlık, içki, kumar,
fuhuş gibi haram ve günahlardan uzak kalmayı öğrenir; böylece Rabbimizin
sevdiği ve razı olduğu müminlerden oluruz.
Camilerde
toplanan müminler; Allah’ın huzurunda birlikte kıyama durur, secdelere
kapanır ve gerçek kardeşlik duygusunun tadına varırlar. Camilerden çıkışlarında
da birbirleriyle görüşür, sevinçlerini paylaşır, dertlerine ortak olur
ve problemlerine karşılıklı olarak çözüm bulmaya çalışırlar.
Aziz
Mü’minler!
Hafta münasebetiyle
bir yandan camilerin anlam ve önemini yeniden düşünüp tefekkür ederken;
diğer yandan da gönüllerin günah kirlerinden arınacağı, sevgi, saygı ve
yardımlaşma duygularının yoğunlaşacağı on bir ayın sultanı Ramazan ayına
girmek üzereyiz. İnşallah önümüzdeki salı akşamı teravih namazı kılıp,
gece sahura kalkacak, çarşamba günü de oruçlu olacağız. Şüphesiz Ramazan
ayı, tutulan oruçlarla, okunan mukabelelerle, yapılan vaaz ve nasihatlerle,
coşkuyla kılınan vakit ve teravih namazlarıyla camilerimizde daha anlamlı
bir şekilde değerlendirilmektedir..
Camilerin
bu açıdan da önemi büyüktür. Bu itibarla nefislerin terbiye edileceği,
yoksulların gözetileceği, sevap ve mükâfatın artacağı, af ve mağfiretin
bolca ihsan edileceği Ramazan ayını mümkün mertebe camilerin manevi atmosferinde
değerlendirelim. Geçmişimizi muhasebe ederek, günahlarımıza tevbe edelim.
Kur’ân ayı Ramazanı fırsat bilerek yüce kitabımızı çokça okuyalım, okunacak
mukabeleleri takip edelim; ayrıca meâl ve tefsirlerinden de anlamını öğrenmeye
ve öğrendiklerimizi hayatımıza tatbik etmeye gayret edelim.
[1]Müslim,
Mesacid, 288
[2]Bk, Enfâl, 8/24
|