|
İSRAF
VE CİMRİLİK
Muhterem
Müslümanlar!
Müslüman; hayatının her yönüyle dengeli ve tutarlı olan insandır. Yüce
Allah Bakara Suresinin 143. ayetinde: "Böylece, sizler insanlara
birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek)
olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık..." buyurarak bu gerçeği
ortaya koymaktadır. Bu itibarla Müslüman, hayatının her alanında olduğu
gibi sosyal ve ekonomik alanlarda da dengeli, ölçülü ve tutarlı olmak
durumundadır. Dolayısıyla ekonomik değerlerin tüketilmesi ve kullanılmasında
ölçüsüz ve dengesiz davranmak İslam ile bağdaşmayan bir tutumdur. İşte
israf ve cimrilik, bu tür olumsuz davranışların önde gelen örneklerindendir.
Aziz Müslümanlar!
İsraf; gereksiz yere harcama yapmak; cimrilik ise imkan olduğu halde gerekli
harcamayı yapmamak demektir. İsraf, ruh bilimcilerince kişiye hakim olan
aşağılık duygusunun ve kişilik zaafının bir sonucu olarak gösterilmektedir.
Bu durumda olan kişi kendini ve çevresindekileri güçlü olduğuna inandırmaya
çalışır. Cimri insan ise kendine ve diğer insanlara güvenmez. Güven kaynağı
olarak sadece parayı ve maddeyi görür. Ne kadar çok parası olursa o kadar
güvenlikte olacağını zanneder. Bu ruh hali, Allah'a güven duygusunu zedeleyeceği
için, iman açısından da tehlikelidir. Böyle insanlar, genelde rızık verenin
yüce Allah olduğu gerçeğini göz ardı ederler. Zümer Suresinin 52. ayetinde;
"Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve
(dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için elbette ibretler
vardır" buyurularak, rızkın bir yönüyle ilahi takdir olduğu
vurgulanmaktadır. Diğer yandan İsrâ Suresinin 29. ayetinde; "Eli
sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın"
buyurularak israf ve cimriliğin maddi ve manevi zararlarına işaret edilmektedir.
"…Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri
sevmez" (A'raf, 7/31) anlamındaki
ayeti, cimrilikle israf arasındaki orta yola girmeye, yani dengeli olmaya
çağırmaktadır.
Aziz Mü'minler!
Harcamalarda
dengeli olmanın ölçüsü meşru ihtiyaçlardır. Zamana, mekana ve kişinin
durumuna göre değişiklik arz eden ihtiyaç ölçüleri iyi belirlenmelidir.
Ekonomik değerleri israf etmek, hem onları yerinde harcamamak, gerektiğinden
çok harcamak hem de Allah’ın uygun görmediği yerlere harcamaktır. İhtiyacı
gidermeyen, yararsız, boş yere ve gayri meşru harcamalar, nimetlerin ihtiyaç
dışındaki alanlara aktarılması birer israftır. Mesela kişinin parasını,
malını ve mülkünü kumar, içki, fuhuş gibi haram yerlere harcaması israf
olduğu gibi, gıda maddelerinin çürütülmesi, ekmek, yemek, sebze ve meyvelerin
çöpe atılması, giyilebilen eskimemiş giysilerin, kullanılabilen ev eşyasının
atılıp yerine yenilerinin alınması, gereksiz yere elektrik sarfiyatı,
suyun boş yere akıtılması, hatta gerektiğinden fazla yiyip içilmesi dahi
israftır. İsraf, ekonomik dengeleri bozar, fert ve toplumları hüsrana
götürür.
İsrafı şiddetle yasaklayan Dinimiz cimriliği de yasaklamaktadır. Yüce
Allah, "Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde
cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar.
Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde
boyunlarına dolanacaktır…” (AI-i İmran, 3/180)
Peygamberimiz (a.s.) ise; "Cimrilikten sakının, çünkü cimrilik
sizden evvel gelip geçenleri helak etmiş, onları kan dökmeye, haramı helal
görmeye yönlendirmiştir..." buyurmaktadır (Müslim,
Birr, 56).
Hutbemi, Furkân Suresinin 67. ayetinin meali ile tamamlamak istiyorum;
"Rahmanın kulları, harcamalarında ne israf ne de cimrilik
ederler. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır. "
|