![]() |
31.01.2003 |
||
|
MİLLİ VE DİNİ DEĞERLERİMİZ
Aziz
Müslümanlar! İslâm Dini, “tevhîd” esasına dayanır. Tevhîd,
âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın varlığına, birliğine, zât, sıfat ve fiillerinde
eşi, benzeri ve ortağı bulunmadığına ve yalnız O’na ibadet etmek gerektiğine
inanmak demektir. Böyle bir imanı telkîn eden İslâm Dîni, Müslümanlar
arasında sevgi ve saygıyı, birlik ve beraberliği emreder. Renk, ırk,
dil, bölge ve düşünce farklılığını, çeşitli kültür ve medeniyetler kurma,
tanışma ve gelişme vesilesi sayar. Hep uyumlu ve uzlaşıcı olmayı ister.
Ancak, toplumun dini ve milli değerlerini sarsmaya yönelen her türlü
bozgunculuğu, ayırımcılığı ve bölücülüğü kesin olarak reddeder. Yüce
Allah, bu gerçeği şu ayetlerde dikkat çekici bir üslupla ortaya koyar
ve bizi uzlaşmaya davet eder: “Hep
birlikte Allah’ın ipine Kur’an’a) sımsıkı
sarılın. Parçalanıp bölünmeyin...”
[1], “Allah’a
ve Resûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz
ve gücünüz elden gider”. [2] “Kendilerine apaçık
deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın"[3]. Değerli
Mü’minler! Görüldüğü
üzere bu ayetlerde vurgulanan esaslar, millet ve devlet olmanın birer
gereğidir. Müslüman bir millet olarak, milli hasletlerimize ve dini
inançlarımıza ters düşen görüş ve iddialar,
kimler tarafından ortaya atılırsa atılsın, bunlara itibar etmemek
gerekir. Fikir ve inanç özgürlüğü, bu tür görüş ve iddiaların ortaya
atılması için bir gerekçe olamaz. Zira fikir ve inanç özgürlüğü, her
akla geleni söylemeyi, toplumun birlik ve beraberliği sarsacak iddialar
ortaya atmayı değil, bilakis başkalarına faydalı olacak dengeli fikirler
üretmeyi gerektirir. Yüce Allah, her güzel konuşan ve hoş görünen kişiye,
doğruluğuna emin olmadan inanılmaması konusunda bizi uyarmakta ve mealen şöyle buyurmaktadır: Aziz Cemaat! Unutmayalım
ki, bizi ayakta tutan, milli ve manevî değerlerimizdir. Dün olduğu gibi
bugün de, birlik ve beraberliğimizi bozmaya, kutsal değerlerimizi sarsmaya
çalışanlar bulunabilir. Bunlar, kendi sinsi emellerine ulaşmak için
her şeyi mubah görür, her kılığa bürünür, hattâ bu amaçla dini bile
kullanabilirler. Son günlerde bazı yörelerde, İncil’i tanıtmak, insan
severlik ve dünya barışını sağlamak gibi maskeler altında bazı bölücü
propagandaların ortaya çıktığı çeşitli haber kaynaklarından öğrenilmektedir.
Bunlar, “Dünya barışının sağlanması, insanlık âleminin birliği, gerçeğin
araştırılması, din birliğine gidilmesi, peygamberlerde ilâhlık sıfatının
bulunduğu, dünyanın son bulmayacağı, kıyametin kopmayacağı, cennet ve
cehennemin birer sembol olduğu ve namazın da sabah, öğle ve akşam vakitlerinde
kalben Allah’ı anmaktan ibaret bulunduğu...” gibi bâtıl ve hayalî iddialarla,
aziz milletimizin nezîh inancını bulandırmaya ve böylece birliğimizi
bozmaya uğraşmaktadırlar. |
|||
| kubaweb-2000 |
|||