Muhterem
Müslümanlar!
Yer yüzünün efendisi ve mahlukatın en şereflisi
olarak yaratılan insanoğlu için dünya, birkaç günlük konaklama mevkii
mesabesindedir.
Ahiretin tarlası olarak da nitelendirilen dünyada, yaptığımız
her şey yazıcı melekler tarafından amel defterine kaydedilmektedir.
Bu gerçek, aşağıdaki ayetlerde şöyle ifade edilmektedir:
“İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında
yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın”
(Kâf, 18).
“Üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar
vardır.” (İnfitar, 10-11)
“Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri
sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de onun yaptıklarını alıp kaydetmektedir.”
(Kâf, 17)
“Siz günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin
ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz.
Lakin, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”
(Fussilet, 22)
“O
gün, biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları
da kazandıklarına şahitlik eder.” (Yasin, 65)
“Yoksa, onların sırlarını ve gizli konuşmalarını
duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil! Yanlarındaki elçilerimiz
olan melekler yazmaktadırlar” (Zuhruf, 80).
“Herkesin
yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri
ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah
sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hususunda
uyarmaktadır. Allah kullarını çok esirgeyicidir” (Al-i
İmran, 30)
“İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor.
Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk” (Casiye,
29).
“Kitap
ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün.
‘Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan
hepsini sayıp dökmüş’ derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında
bulurlar. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez” (Kehf,
49)
“Oku
kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter’ denilecektir”
(İsra, 14).
“İşte o vakit , kitabı kendisine
sağından verilen kimse der ki: ‘Gelin, kitabımı okuyun!’
‘Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.’
“Artık o hoşnut bir hayat içindedir.”
“Yüksek bir cennettedir.”
“Onun meyveleri sarkar, kolaylıkla devşirilebilir.”
“Onlara
şöyle denir: ‘Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin,
için’".
“Kitabı
kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: ‘Keşke kitabım bana
verilmeseydi’.
“Hesabımın
ne olduğunu da bilmeseydim.”
“Keşke
ölüm her şeyi bitirseydi.”
“Malım
bana hiçbir yarar sağlamadı,”
“Saltanatım
da yok olup gitti.”
Allah
şöyle der: “Onu yakalayıp bağlayın.”
“Sonra
onu cehenneme atın” (Hâkka 19-31).
Yüce
Rabbimiz hepimize, bu ilâhî uyarıları kavrayıp gereğince davranmayı
nasip eylesin.