![]() |
04.04.2003 |
||
|
İSLAM
TEVHİT DİNİDİR Aziz
Mü’minler! Dinimiz tevhit dinidir. Tevhit, Allah’tan başka yaratıcı
ve mabud kabul etmemektir. Hz. Adem (a.s.)’dan son peygamber Hz.
Muhammed (s.a.v)’e kadar dini tebliğlerin esasını tevhit inancı oluşturur.
Tarih boyunca bütün peygamberler tevhit inancını yerleştirmeye çalışmışlar
ve insanları Allah’ın birliğine, ahirete ve
gönderilen ilahi mesajlara inanmaya çağırmışlardır. Zamanla insanlar
tevhit akidesini bozup dinlerini tahrif ettiklerinde, Allah yeni bir
peygamber göndererek, tevhid inancından sapmaları düzeltmiştir. Bütün Peygamberler
tebliğlerinde, ibadetlerin sadece Allah için yapılması gerektiğini açıkça
belirtmişlerdir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de
şöyle buyrulmaktadır: Andolsun biz her ümmete, “Allah’a kulluk edin ve sahte tanrılardan uzak durun
diye” bir elçi gönderdik..”
[1]
Tevhit, Allah’ın otoritesinin hiçbir şekilde paylaştırılmaması;
Allah’tan başka hiçbir varlığa beşer üstü güç yüklenmemesi ve ona ibadet
edilmemesi demektir. Çünkü en üstün vasıflara sadece Allah sahiptir.
Allah, yaratan, yarattıklarını düzene koyan, yaratılmışlar üzerinde
tasarruf gücü olan, rızık veren, her şeyin
sahibi ve Rabbidir. O’nun ilahi vasıflarından birini ya da birkaçını başka varlıklara nispet etmek şirktir. Şirk
ise tevbe edilmediği takdirde Allah’ın kesinlikle
bağışlamayacağı bir günahtır. Muhterem Müslümanlar! İnsanoğlu, tevhit inancını kabul edebilir bir fıtratta
ve tertemiz olarak yaratılmıştır. İnsanın, yaratılışındaki kusursuzluk,
çevresinde gördüğü her şey ve tabiatın mükemmel işleyişi ona tevhidi
anlatır. İnsana düşen, tevhit inancına sahip çıkmak ve onu korumaktır.
Gönderilen peygamberler hep bu gayeye hizmet etmişlerdir. Kur’an,
tevhidi zedeleyen, doğru inancı yok eden unsurları bir bir
haber vermektedir. Şirk tevhit inancını ortadan kaldırır. Ataların yanlış
inançlarına cahilce ve körü körüne bağlılık, kibir ve nefsin arzularına
mahkum olmak da tevhit inancını zedeler. Bütün bu tehlikelerden korunmanın
yolu ise, dini doğru öğrenmek, doğru anlamak ve doğru yaşamaktır. Değerli Mü’minler! Yüce Rabbimiz, insanları ve cinleri yalnız kendisine
kulluk etmeleri için yaratmıştır. İbadetlerde Allah’dan
başkasının rızasını gözetmek, herhangi bir iyiliği insanlara gösteriş
olsun diye yapmak, Allah’dan başkasından yardım dilemek, şifa beklemek ve benzerleri
işler, tevhit inancına aykırı davranışlardır. Şirkten korunma ve tevhide
sarılma konusunda Yüce Kitabımız Kur’an-ı
Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Ey Muhammed! Şüphesiz biz o kitabı sana hak olarak indirdik. Öyleyse
sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et”
[2]
De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım, ne var
ki bana, sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır” diye vahyolunuyor.
Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette
kimseyi ortak koşmasın.”
[3]
Şirkten
uzaklaşmak ve tevhit inancını koruyabilmek için, ibadetlerimizi her
türlü riya ve gösterişten uzak kalarak ve Allah rızası için yapalım.
Unutmayalım ki, insana yakışan sadece Allah’a kul olmak ve O’na ibadet
etmektir. |
|||
| kubaweb-2000 |
|||