![]() |
03.01.2003 |
||
|
İSRAF Yüce dinimiz İslam’ın, huzurlu bir hayat için benimsediği
prensiplerden birisi de, iktisat ve îtidaldir. İktisad
ve itidal, yeme-içme, harcama, konuşma ve benzeri bütün işlerde ölçülü
olmaktır. Bunun zıddı ise israftır. İsraf, ihtiyaç
sınırını aşmak, aşırı harcamalarda ve ölçüsüz davranışlarda
bulunmak demektir. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, olgun Mü’minlerin
sıfatlarını sayarken, onların daima
ölçülü olduklarını vurgulamakta ve şöyle buyurmaktadır: Muhterem
Müslümanlar! Allah tarafından bize bahşedilen hayat,
sağlık, eş, evlat, makam-mevki, mal, mülk gibi nimetler, hep
emanet olarak verilmiştir. Onun için biz, bu nimetleri kullanma tarzımızdan,
israf edip etmediğimizden ve bunları nerelerde harcadığımızdan ahirette
sorguya çekileceğiz. Konumuzla ilgili olarak Yüce Allah, Kur’an-ı
Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “O gün, verilen nimetlerin
hepsinden sorguya çekileceksiniz”[2]. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de: “Kıyamet günü insanoğlu,
ömrünü nerede harcadığından, yaptığı işleri ne niyetle yaptığından,
nasıl kazanıp nereye harcadığından, vücudunu ve sıhhatini nerede ve
nasıl değerlendirdiğinden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz”[3] buyurmuşlardır. Millet olarak çok
müsrifiz. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları,
tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf
ediyoruz. Halbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkan sonsuz değildir.
Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Çünkü azalan kaynaklar
daha çok değer kazanırlar. Değerli şeyler ise rastgele
sarf edilmezler. Muhterem
Müslümanlar! Allah’ın bahşettiği maddi imkanların israf edilmesi büyük
bir vebal olduğu gibi, pek çok yuvanın dağılmasına ve ülkenin ekonomik
açıdan zayıflamasına da sebep olmaktadır. Bunun için şahsi harcamalarımızda
ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanlarda
değerlendirmek, dini ve milli bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve
rahatı için fert ve millet olarak
iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü israf, Yüce
Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır. İktisatlı
olmak ise, o nimetlere gösterilen fiili bir saygı ve şükürdür. Muhterem
Müslümanlar! “Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa, haklarını
ver. Malını israf ile saçıp savurma. Zira saçıp savuranlar, şeytanın
dostları, kardeşleridir. Şeytan ise Rabb’ine
karşı çok nankördür.”[4] |
|||
| kubaweb-2000 |
|||