22.11.2002
 

indirin
{

TEVBE

Muhterem Müslümanlar!

Tevbe; kulun günahını ve hatasını terk edip, dua ve niyaz  ile Rab’binden bağışlanma dileyip O’na dönmesi, Cenab-ı Hak’kın da kuluna af ve mağfiretle mukabelede bulunmasıdır. Günahlar, Rab’bimizle aramızdaki sevgi bağını zayıflatır; O’nun ihsanına ve rahmetine perde olur. Manevi kişiliğimizi zedeler, gönül dünyamızı karartır. Bu bakımdan tevbe, Allah ile sevgi bağlarımızı yeniden tesis eder, günah ile zedelenen gönül dünyamızı onarır.

Aziz Müminler!

Yüce Allah’ın kuluna tevbe etme fırsatı bahşetmesi O’nun sonsuz rahmetinin bir ifadesidir. Çünkü kullarının işledikleri günahlar yüzünden onları hemen cezalandırmamakta, bağışlanma dilemeleri için mühlet vermekte ve rahmet kapısını  günün her anında açık tutmaktadır. Yüce Allah’ın bir ismi de “Tevvab”(çok bağışlayan) dır.  Cenab- Hak, tevbe kapısını daima açık tutar.  Kulların bağışlanmak için her yönelişlerinde onlara rahmet ve mağfiretiyle karşılık verir, onların günahlarından dolayı samimi tevbe etmelerinden hoşnut olur. Yüce kitabımız bir çok ayetinde bizleri tövbeye davet etmekte ve  tevbe edenleri bağışlayıp cennetine koyacağını  Cenab-ı Hak Tahrim suresi 8.ayette şöyle açıklamaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle  tövbe edin. Belki Rabbiniz sizin günahlarınızı  örter ve  peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde, Allah sizi, içlerinden  ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından  aydınlatır, gider.  “Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin  her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.[1]

Sevgili Peygamberimiz de günahkarların en iyisinin tevbekarlar olduğunu, [2]  ifade etmiş ve  Yüce Allah’ın kulunu bağışlamak için daima rahmet ve mağfiret kapılarını açtığını  bir hadis-i şerifinde şöyle ifade etmiştir: “Aziz ve Celil olan Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için gece, gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için  de gündüz kulun tevbe etmesini bekler, bu durum kıyamete kadar devam  eder [3]. Ayrıca Sevgili peygamberimiz kendisinin de Yüce Allah’a günde en az yüz kere tevbe ve istiğfarda bulunduğunu ve bizlerin de tevbe etmemiz gerektiğini şöyle vurgulamıştır: “Ey insanlar! Allah'a tevbe ve istiğfar ediniz, ben günde yüz kere tevbe ediyorum.”[4]

Değerli Mü’minler!

Tevbe etmenin bir takım şartları bulunmaktadır: Bunlar günahın  bir an evvel bırakılması, işlenen günaha pişmanlık duyulması, bir daha günah işlenmeyeceğine kesin olarak karar verilmesi ve işlenen günah eğer kul hakkı ile ilgili ise mutlaka hak sahibi ile helalleşilmesidir. Zira Yüce Allah, kul haklarına çok önem vermektedir. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz: “Kimin yanında, kardeşinin yenmiş bir hakkı var ise hakkı yiyenin iyiliklerinden alınıp kardeşine verileceği gün gelmezden evvel daha şimdiden helallik dilesin”[5] buyurmuştur.Tevbe etmede acele edilmelidir. Çünkü ölümün ne zaman geleceği bilinmemektedir. Ayrıca ölüm anında  yapılan tevbeler makbul değildir.[6]

Muhterem Cemaat!

Fırsatı kaçırmadan  günahları terk ederek samimiyetle  tevbe edelim. Salih amellere, iyi, güzel ve hayırlı  işlere devam edelim.Ulaştığımız mübarek gün ve geceleri, Ramazanı şerif-i fırsat bilelim. Zira Yüce Allah içten yapılan tevbeleri kabul eder,bundan hoşnut olur ve günahları sevaba dönüştürür. Nitekim Cenab-ı Hak  şöyle buyurmaktadır: “ Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte nların  günahlarını sevaplara çevirir. Allah çok bağışlayandır,  engin merhamet sahibidir.[7]


[1] Tahrim, 66/8
[2] Tirmizi, Kıyamet, 50, H.No:2501
[3] Müslim, Tevbe, 32, H.No:2760
[4] Buhari, 11/85; Müslim, H.No:2702
[5] Buhari, Mezalim, 10; Ahmet,b.Hanbel, Müsned; II, 506
[6] Nisa,4/18
[7] Furkan25/70
 
hutbe arşivi
ana sayfa
kubaweb-2000