06.12.2002
 

indirin
{

KAZANDIKLARIMIZI DEVAM ETTİRELİM

Muhterem Müslümanlar!

Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu manevî feyz ve bereket mevsiminde ilâhî emre uyarak oruçlarımızı tuttuk. Nefislerimizin kötü arzularını frenledik. Gurur ve kibrimizi yendik. Zekât, fitre ve sadakalarımızı muhtaç kimselere vererek hayır dualarını aldık. Teravih namazımızı kıldık. Kur’an okuduk. Küskünleri barıştırdık. Dost ve akrabalarımızla aramızdaki kırgınlıklarımızı gidererek birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik. Duaların geri çevrilmediği iftar ve sahur vakitlerinde Yüce Rabbimize niyazlarda bulunduk. Günah ve hatalarımızdan tevbe ettik, Allah’ın engin rahmetine sığınarak af ve mağfiret diledik, Rabbimize karşı kulluk vazifelerimizi yerine getirmeye çalıştık.

Aziz Cemaat!

Yüce Allah’a karşı kulluk sorumluluğumuz sadece Ramazan ayına mahsus değildir. Dinimizin emir ve yasakları mevsimlere göre değişen, şekillenen, mevsimi geçince çıkarılıp bir kenara bırakılan elbiseler gibi de değildir. Bunun için Ramazan ayı boyunca aksatmadan yerine getirdiğimiz ibadetlerimizi devam ettirmeliyiz. Terk ettiğimiz kötü alışkanlıklara, günahlara tekrar geri dönmemeliyiz. Ramazan-ı Şerif’e gösterdiğimiz saygıdan dolayı birtakım kötü alışkanlıkların terk edilmesi ne kadar sevindirici ise, Ramazan bitince günahlara ve kötülüklere tekrar dönülmesi de o kadar üzücü ve düşündürücüdür.

Aziz Mü’minler!

Bilindiği gibi insanın maddî ve manevî ihtiyaçları vardır. Vücudumuz maddî gıdalarla beslendiği gibi ruhumuzun da manevî gıda olan ibadetlerle devamlı beslenmelidir. Nasıl haftada bir defa veya yılda sadece bir ay yiyip içmek suretiyle bedenin maddî ihtiyaçları karşılanmıyor ise, haftada bir Cuma namazı kılmak veya yılda sadece Ramazan ayında ibadet etmekle manevî ihtiyaçlar da karşılanmış olmaz.

Dolayısıyla Ramazan ayında kazandığımız bir takım iyi huylar ve güzel amelleri  hayatımız boyunca devam ettirmeliyiz. Zira ömrün en hayırlısı, ibadetlere sabır göstererek Yüce Allah’ın rızası doğrultusunda sürdürülenidir. Kadın erkek tüm mü’minler büluğ çağından son nefesine kadar Yüce Allah’a ibadet etmekle yükümlüdürler. Nitekim CenabHakk’ın  “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et”[1] emri bunu ifade etmektedir. Allah Teâlâ Haşr sûresinin 18. ayetinde: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının  ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a  karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır”[2] buyurarak emirlerini yerine getirmede ve yasaklarından sakınmada dikkatli olmamızı ve kıyamet günü için hazırlıklar yapmamızı, bunun için de nefislerimizi her an kontrol altında tutmamızı hatırlatmaktadır. Şüphesiz nefislerini kontrol altında tutan, Yüce Allah’a ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getiren  müminler, ahiret yurdunda kârlı çıkacaklardır.               

Hutbemi Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şerifi  ile bitiriyorum:

“Allah katında amellerin en güzeli, az da olsa devamlı olanıdır.”[3]

Bizleri, daha nice Ramazanlara sıhhat, afiyet ve gönül huzuru ile ulaştırmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.


[1] Hicr, 15/99
[2] Haşr, 59/18
[3] Müslim, Fezâil,75
 
hutbe arşivi
ana sayfa
kubaweb-2000