|
TEDBİRLİ
OLMAK
Muhterem
Mü'minler!
Kainat hassas bir denge, mükemmel bir ahenk ve şaşmaz bir nizam içinde
yaratılmıştır. Kainatta meydana gelen her şey, Yüce Allah'ın koyduğu kanun
ve kurallar çerçevesinde cereyan etmektedir.
Cenabı Hak, biz kullarım çeşitli şekillerde imtihana tabi tutmaktadır.
Kur'an-ı Kerim'de "Andolsun ki; sizi korku, açlık, mallardan,
canlardan ve ürünlerden eksiltme gibi şeylerle imtihan ederiz. (Ey Muhammed)
Sabredenleri müjdele!"[1]
buyurulmaktadır.
Ülkemiz; sel, deprem, çığ ve orman yangınları gibi felaketlerin sıkça
yaşandığı bir bölge konumundadır. Son zamanlarda, dünyada meydana gelen
deprem, tayfun, kasırga ve su baskınları; halkımızın nasıl bir tehlike
altında olduğunu göstermektedir.
Nerede ve ne zaman olacağını tam olarak bilemediğimiz afetlere karşı,
daima hazırlıklı ve tedbirli olmak zorundayız.
Değerli
Mü'minler!
Her bölgenin durumuna göre; bilimsel ve teknolojik verilerden faydalanmak
suretiyle, gerekli tedbirleri almak zorundayız. Bu hususta yapılan uyarıların
dikkate alınması lazımdır. Denetim ve kontrol görevinin titizlikle yerine
getirilmesi gerekir. Aksi takdirde felaket ve musibetlere maruz kalmamız
kaçınılmaz olur.
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de mealen şöyle buyurmaktadır: "İnsanların
bizzat kendi işledikleri yüzünden, karada ve denizde fesat çıktı. Allah
da, (tuttukları kötü yoldan) dönmeleri için yaptıklannın bir kısmım kendilerine
böylece tattırır."[2]
"Başınıza gelen herhangi bir musibet, ellerinizle işlediklerinizden
ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder."[3]
Bir gün Hz. Ömer, tehlike arzeden bir yere gitmekten vazgeçmişti. Kendisine
Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsunuz? diye sorulduğunda; "Evet,
Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz"[4]
demişlerdi.
Muhterem Müslümanlar!
O halde, yaptığımız yanlışlıklarla kendimizi tehlikeye atmamalıyız. En
akıllı davranış tedbirli olmaktır. Her hususta gerekli tedbirleri alıp,
bütün imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
[1]
Rum, 41
[2] Bakara,
155
[3] Şura,
30
[4] Buhari, Tıb, 30, Müslim, Selam,
98
|