|
ÇOCUK
TERBİYESİ VE SEVGİSİ
Muhterem
Mü'minler!
Allahu Tealanın insanlara lütfettiği nimetler sayısızdır. Bu nimetleri
en iyi şekilde değerlendirmek, hayata sunabilmek müminin en büyük görevidir.
Nimete şükür; ona gereken değeri vermek, yerinde kullanmak ve onu faydalı
hale getirmekle olur.
Dinimizin muhatabı insan, gaye ve hedefi ise insanın dünya ve ahirette
mutluluğu ve saadetidir, toplumun huzurudur. Toplumu meydana getiren en
önemli unsur çocuklardır. Onlar hayatın başlangıcı ve bugüne taşıyanlardır.
Bugünün çocukları da hayatı yarına taşıyacaklardır.
Çocuk; gözümüzün aydınlığı, evimizin neşesi ve dünya hayatının meyvesidir.
Geleceğimizin teminatıdır. Onların iyi terbiye edilmesi gerekir.
Değerli Mü'minler!
Allahu Teala Kur'an-ı Kerim'de çocuklar için; "Dünya hayatının
süsü ve zineti..."[1]
buyurmuştur. Yüce Kitabımızın süs ve zinet olarak vasıflandırdığı bir
varlığı, İslam'ın emrettiği şekilde büyütmek ve terbiye etmek gerekir.
Bu konuda gerek Allahü Teala'nın, gerekse Peygamberimizin emir ve tavsiyeleri
vardır. Allahü Tealanın şu ayeti kerimede: "Ey iman edenler! kendinizi
ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar
ve taşlardır..."[2] buyurması
üzerine, Hz. Ömer (r.a.) Peygamberimize yönelerek: "Ey Allah'ın Rasulü!
Kendimizi Allah ve Rasulünün emirlerine itaat ederek yasaklarından kaçınarak
koruyabiliriz. Fakat eşlerimizi ve çocuklarımızı cehennem ateşinden nasıl
koruyabiliriz?" diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.)
cevaben; "Allah'ın size emrettiklerini siz de onlara emredersiniz.
Allah'ın size yasakladıklarını siz de onlara yasaklarsınız. Bu tutumunuz
onları koruma olur." buyurmuşlardır. Çocuğa Allah'ın emirlerini
emrederken çok dikkatli davranılması gerekir.
Peygamberimiz (s.a.v) bu hususta şöyle buyururlar: "Çocuklarınıza
hoş muamelede bulunun ve onlar en güzel şekilde terbiye edin."[3]
Mü'minler!
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde her anne-baba çocuklarını terbiye
etmekle emrolunmuştur. Bu görevlerin ihmali yaşanılan toplum için büyük
zararlar meydana getirir. Küçük yaşta çocukları terbiye etmez veya ihmal
edersek, büyük yaşlarda isyan ettiklerinde, bir felaketle karşı karşıya
geldiklerinde şikayete hakkımız olamaz.
O halde Mü'minler!
Gözümüzün aydınlığı, evimizin neşesi ve dünya hayatının meyvesi olan çocuklarımızı
iyi terbiye edelim. Onların kalbine; Allah, Peygamber ve vatan sevgisini
yerleştirelim. Zamanında onları ibadetlere alıştıralım. Kısacası Peygamberimiz
(s.a.v)'in; "Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün
bir hediye vermiş olamaz"[4]
hadis-i şerifîni unutmayalım.
[1]
Kehf
Süresi: 46
[2] Tahrim
Süresi: 6
[3] Seçme
Hadisler, Sh. 164
[4] 250
Hadis,204
|