![]() |
16.12.2001 |
||
|
RAMAZAN
BAYRAMI
Aziz
Müslümanlar! Rahmet,
mağfiret ve bereket mevsimi olan mübarek Ramazan ayını, dün akşamki
iftarla yolcu ettik ve bugün de bayrama ulaştık.
Bayram, Cenab-ı Hakkın Müslümanlara ihsan ettiği büyük bir lütuftur. Bu
bayramın, aziz milletimiz ve bütün İslam alemi için hayırlara vesile
olmasını dilerim. Muhterem Müslümanlar! İbadet
ve hayırların, Allah katında en çok kabule şayan olduğu Ramazan ayı
boyunca, Rabbimize karşı kulluk görevlerimizi, gücümüz yettiğince yerine
getirmeye çalıştık. İrademizi güçlendiren, nefsimizi terbiye eden orucu,
Allah rızası için bütün uzuvlarımızla tutmaya gayret ettik. Yüce Mevlâ’ya
kul olmanın şuuru içinde, günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunduk.
Kalplerimizi kötülüklerden arındırmasını Yüce Mevla’dan istedik. Allah’ın
lütfü ile “Temizlenen,
Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir”[1]
meâlindeki âyetin müjdesine, mazhar olduk. Değerli Kardeşlerim! Ramazan
ayının sonunda mü’minler; bayramı, engin bir sevinçle karşılarlar. Bayram
süresince birbirlerini ziyaret ve tebrik ederek, dostluklarını pekiştirirler.
Birbirlerine hediye sunar, ikramda bulunurlar. Zira Müslüman inanır
ki, “Farz ibadetlerden
sonra, Allah katında amellerin en faziletlisi, Müslümanı sevindirmektir.”[2] Müslümanlar, bayram vesilesiyle Cenab-ı Hakk’ın
rahmet ve mağfiretine nail olabilmek için, iyilikte, hayırda ve yardımlaşmada
birbirleriyle yarışırlar. Zira Müslüman inanır ki bayramlar, dini heyecanın
yanında, sosyal huzurun gelişmesine ve milli dayanışmanın pekişmesine
de vesile olan en güzel fırsatlardır. Bu itibarla, Müslümanlar zekat
ve fitre gibi hayırlarını bayramdan önce dağıtmaya önem verirler. Böylece
zenginiyle, fakiriyle bütün müminlerin huzur içerisinde bayram geçirmelerine
yardım ederler. Kıymetli Mü’minler
! Bayramlarda
herkes neşeli olur. Ancak çocuklar, büyüklerden daha çok sevinç ve heyecan
duyarlar. Bu sebeple onlarla, böyle günlerde daha çok ilgilenmeliyiz.
Onları mutlu edebilmek için, her türlü fedakarlığı göstermeliyiz. Dini
ve milli adetlerimizi onlara da öğretmeliğiz. Bu arada birbirimize karşı
olan sevgi ve saygımızı daha da artırarak, kırgınlık ve küskünlüklere
son vermeliyiz. İslamın sevgi, saygı, barış ve bağış dîni olduğunu unutmamalıyız.
Milletçe dost geçinmeye, hoş geçinmeye azmetmeliyiz. Birlikte
rahmet, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Bu arada, Ramazanda
kazandığımız iyi ve güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmeliyiz. Ramazandan
sonra da kötü huy ve davranışlara tekrar dönmemeliyiz. Bizleri
huzur ve sükun içerisinde daha nice bayramlara eriştirmesi için, Yüce
Allah’a duâda bulunmalıyız. Bu
vesileyle bütün din kardeşlerimizin Ramazan bayramını en kalbi duygularla
tebrik eder, Cenab-ı Hakkın yardım ve mağfiretini niyaz ederim. |
|||
| kubaweb-2000 |
|||