![]() |
16.11.2001 |
||
ORUCUN
HİKMETLERİ
Muhterem
Müslümanlar! İslâm’ın
temel esaslarından birisi de, Ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, erginlik
çağına ermiş bulunan akıllı her Müslüman’a farz olan bir ibadettir.
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de: “Ey
iman edenler! Sakınasınız diye sizden öncekilere farz kılındığı gibi
oruç, size de farz kılındı”[1] buyurulmaktadır. Aziz Mü’minler! Orucun
farz kılınmasında, insanî, ahlâkî, içtimaî, ruhî ve sıhhî pek çok hikmeti
vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Oruç,
kötülüklere ve cehenneme karşı bir kalkan ve bir siperdir”[2] buyurmuştur. İnsan,
oruç sayesinde, nefsine ve nefsinin kötü arzularına hakim olma iradesini
güçlendirir. Böylece kötü istek ve arzulardan uzak durması, günah işlemekten
sakınması daha kolay olur. Peygamberimiz (s.a.v.) “Oruçlu
bir kimse yalan konuşmayı ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmedikçe
Allah, o kişinin aç ve susuz kalmasına bir değer vermez”[3] buyurmuştur. Muhterem Müslümanlar! Oruç, nefsi terbiye eder ve iradeyi
güçlendirir. Bu sayede, insan daha sabırlı ve tahammüllü olur. Peygamber
Efendimiz, bir Hadis-i Şeriflerinde, “Her şeyin bir zekâtı vardır.
Vücudun zekâtı da oruç tutmaktır. Oruç, sabrın
yarısıdır[4]
buyurmuşlardır. Oruç,
sağlık açısından da önemlidir. Çok yemek vücudu yormakta ve bir çok
hastalıklara sebep olmaktadır. Bu bakımdan doktorlar, hastaların çoğuna
perhiz tavsiye etmektedirler. Oruç ise, vücudu ve özellikle sindirim
sistemini büyük ölçüde dinlendirmektedir. Nitekim bir hadiste,“Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız”[5]
buyurulmuş ve orucun insana ne kadar faydalı olduğu Aziz Müslümanlar! Oruç;
kalpte incelik, vicdanda duyarlılık meydana getirir. Bu sayede fakirlerin,
yoksulların hallerini düşünerek insanda yardımlaşma hissini uyandırır.
Böylelikle Müslümanlar arasında sosyal dengenin korunmasına yardım eder.
Kin, nefret ve bencillik gibi duygulardan insanı uzaklaştırır; huzurlu
ve mutlu bir toplumun oluşmasına vesile olur. Orucun
farz olmasındaki hikmetler, insanlara ve cemiyetlere sağladığı yararlar
göz önüne alındığında, bu ibadetin, İnsanlara Allah’ın büyük bir ihsanı
olduğu görülür. Bunun için, meşru bir mazeret olmadıkça, mutlaka oruçlarımızı
tutmalıyız. Hutbemi bir Hadis-i Şerifle bitiriyorum: “Meşrû bir mazeret
ve hastalık olmadan Ramazanda tutulmayan bir gün orucun yerine, başka
günlerde uzun süre tutulan oruçlar denk olmaz.”[6] |
|||
| kubaweb-2000 |
|||